ACIYA SAPLANAN

Her gün binlerce insan öldürülüyor kirli savaşlarda, bu zalim Dünya’da… İnsanca yaşamayı asırlardır beceremiyor bir türlü insanoğlu… Kim ne alıp veremiyor hiç belli değil… Menfaatler; insan hayatından daha önemli ne yazık ki… Suçlu, suçsuz, erkek, kadın, çocuk, yaşlı… Onlar ve hayalleri bir bir yok ediliyor… Geride kalanların payına düşen yalnızca sefalet ve acılar… Çünkü açgözlülük efendi, fakirlik mazlum… Onursuzluk galip gelir her daim… Susmak düşer bize yine bilesin…

 

ACIYA SAPLANAN

 

Miğferinde kanım var sevgili düşman…

Sevgilini sarıyordu ihtirasla daha dün

Beni vuran, bedenimi hınçla parçalayan,

Başımı gövdemden ayıran ah o ellerin…

Oysa ellerin çocuklarını şefkatle okşardı,

Yürekten sevmelerinin derin sıcaklığında.

 

Alnından süzülüp inerek pıhtılaşan o kan

Yanıp kül olan yüreğinin sızısıdır aslında,

Biliyorum evet, ne desende görüyorum

İnsansın, tıpkı benim gibi, diğerleri gibi,

Seninde bir çift gözün, nasırlaşan ellerin

Aynı bende ki gibi çarpan tek yüreğin var...

 

Hasretlerine sığdıramadığın, unutamadığın

Avuçlarında erittiğin kor sevdaların var,

Boynuna sarılmayı bekleyen çocukların.

Biliyorum, aynı duygulara gebeyiz seninle,

Seni benim, beni de senin karşına çıkaran

Dengesi bozulmuş yeryüzünün iblislerine...

 

Hangi köhne duvarlarda bıraktın hayallerini

Hangi meyhanelerde tükettin umutlarını,

Biliyorum gözünün bebeğini oyarken ben

Farkındayım... Kararttığım kendi geleceğim,

Aslında kendi ruhumu satıyorum şeytana

Karanlık her gecesinde şu kirlenen zamanın...

 

Soluksuz bırakıp bedenimi en derininden

Kanlı ciğerimi yerinden çekip sökerken,

Yüzüme vurduğun her öldürücü darbede

Gözyaşlarını döküyorsun aynı benim gibi,

Yolunu gözleyenler aklının bir köşesinde

Eşin, çocukların, annen, baban ve kardeşin…

 

Anlayabilseydik, zaten bir anlayabilseydik

Her şey daha güzel olacaktı hayatımızda,

Bizi bize boğazlatan sömürüsü bu düzenin.

Oysa günbatımında, bir deniz kıyısında

Muhtemelen mavi renge çalan dalgalarda,

Dostça iki çift muhabbet eder olacaktık...

 

Bana zulmederken imkânsız işkencelerde

Başucumda vururken cansız bedenime,

Vicdanın ne kadar rahattır bilemiyorum

Basıp geçerken postallarınla cesedime,

Rahat uyuyabilecek misin ayaz gecelerde

Kâbusların yalnız bırakacak mı seni hiç.

 

Ama sen sabırlı ol, hiç merak etme sakın…

Az ötede durmakta birisi benim siluetimde,

Issızlığın içinde, hızlanan kör kurşun izinde

Üzerinden basıp geçecek bitmiş hayatının.

Hey sen düşman… Haydi durmak yok burada,

Gitme zamanıdır, hayallerini bıraktığın yere...

 

İbrahim Soyalar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar ibrahim Soyalar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kentte Yaşam Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kentte Yaşam hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kentte Yaşam editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kentte Yaşam değil haberi geçen ajanstır.




Reklamı Kapat