SEÇİM HAVASI

Seçimin heyecan ve azmi diğer seçimlere göre çok daha zayıf olduğunu gözlemledim. Bunun iki nedeni olabilir. Ya geçim seçimin önüne geçti ya da, milletin seçilecek olanları tasvip etmediğini, seçilme ihtimallerinin azaldığını gösteriyor.

         Nazilli’de seçim zordur.  Bu zorluk vatandaşın seçilecekler üzerinde çok araştırma yapmasından değil, zeminin kaygan ve değişken olmasındandır.

         Yaklaşık 9 adayın katılacağı (sayıda yanlışlık olabilir)seçim yarışını kazanacak aday bugün için net değil. Burun farkıyla öndelikler vardır ama açık ara birincilik yok. Seçim tahminen 3+1 yarışı olarak geçecek.

 Dördüncünün kazanması sürpriz olur mu?

Dördüncü değil, dokuzuncunun kazanması sürpriz olmaz.

         Bugün sahada biz kesin kazandık diyenler külahlarını önüne koyduklarında gerçeği görebiliyorlar.

         Hele yanlarındaki şakşakçıların umurunda değil. Arkalarına döndüklerinde ağızlarından çıkan ilk kelime:

         -Bana ne ben mi başkan olacağım!

         Adayların açıklanma sürecinde bukalemunlara taş çıkartacak çeviklikle renk değiştirenler, köşe kapma yarışına girenler bugün acelemi ettim acaba diye düşünmeye başladı. Çünkü hiç kimse kendi adayı ve listesinden ümitli değil.

         İşte, parti çadır ve bürolarındaki durum budur. Seçim çalışmalardaki ısmarlanma gösteriler heyecan değil, göze batmaya başladı. Yani aşkla heyecanla mahallelinin beraberce yaptığı samimi gösteriler değil.

         Seçim yaklaştıkça heyecan ve çalışmanın artacağı yerde yorgunluk ve nemelazımcılığın arttığını görüyoruz. Bu da gösteriyor ki seçimin öncü kuvveti yok.

         Aslında partilerin fikir ve inançlarının çok önemsenmediği sebebi ise, kişilerin günü birlik siyaset yaptığından ve menfaatleri gereği parti değiştirmelerinden kaynaklandığı görüşündeyim.

Hani kale gibi duran dava adamları nerede?

Hani canını veren davasından dönmeyen koçyiğitler?

Neyse biz onları bozuk para gibi harcadık. Harcadık ki bugünkü omurgasız siyasette karşımıza çıkmasınlar diye.

Bu kadar heyecansız bir şehirde pankart savaşlarının olması şaşırtıcı değil mi?

         Seçimi bu yolla mı hareketlendirmek istiyorlar acaba?

         Nedir, yer mi yok afiş üzerine afiş yapıştırıyorsunuz?

         Tabi bazı arkadaşlarda buldukları merkezi yerin tamamını kendi afişiyle doldurmuş. Geride sekiz aday daha var onlar nereye yapıştıracak. Aslında bu konuda bencil olmamak gerek.

         Başka siyasi partinin afişini toplamak ne demektir.

 Ne yapacaksın o afişleri?

Doğru dürüst seçim çalışması yapamayanlar şimdi de yarışı, çatışmaya başka mecralara mı çekmeye çalışıyorlar.

Bana göre Nazilli’nin gelecek beş yılı da parlak görünmüyor. Şu büyükşehir yasası zaten bir handikap, geleceğe talip olanların da bu makus kaderi yenebileceklerini sanmıyorum.

Bir de adaylar proje açıklıyorlar. Aynen doksanlı yıllardaki konut kooperatifleri, yazlık siteler ve iki binli yıllardaki temelde satış projeleri gibi. Hepsi aldatmaca, göz boyama bunlar. Borçlanma yeter.

Ne oldu belediye borç listesi asanlar?

Ne oldu projeleri?

Millet unuttu mu?

Millet yuttu mu?

Bu iş adamcılık, particilik ve hayal satma işi değil.

Her devrin adamı değil, her devirde adam olacaksın.

Muhabbetle!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Girgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kentte Yaşam Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kentte Yaşam hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kentte Yaşam editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kentte Yaşam değil haberi geçen ajanstır.




Reklamı Kapat